Anka KuÅŸu’nun (Phoenix) Ardından
11 Ekim 2008 günü NASA, Türkçe adı Anka Kuşu (Phoenix) adlı uzay aracının Mars’taki görevini başarıyla bitirdiğini belirtti. Söz konusu olan araçla ilgili bilgi akışı bu tarihte sona ermişti. 90 günlük süreyle görev yapan ve sonunda indiği bölgeye kış gelmesi sonucunda görevini bitirmek zorunda kalan bu aracı bu kadar özel yapan neydi? Ne için gönderildi? Mars’ta neler buldu? Bu yazıda bunlara açıklık getirmeye çalışacağız.
26 ayda bir birbirine en yakın konumlarına gelen Dünya ile Mars için en iyi fırlatma tarihi olarak 4 Ağustos 2007 belirlendi. 10 ayda yaklaşık 700 milyon km yol kateden araç 26 Mayıs 2008 tarihinde Türkiye saatiyle sabaha karşı 03.00 civarında Mars yüzeyine başarılı iniş yaparak çalışmalarına başladı.
Anka Kuşu, Mars toprağında yaşam izi aramak için gönderildi. Öncelikli görevi toprağı analiz etmek, sonra da toprağın hemen altında bulunduğu düşünülen suya ulaşarak, suyu analiz etmekti. Böylece olası yaşam iziyle ilgili delil toplayacaktı.

Anka Kuşu’nu özel yapan bir diğer özelliği ise, Mars yüzeyine motorlarını kullanarak iniş yapmasıydı. Bundan önceki gezegen görevlerine gönderilen araçlar değişik teknolojiler kullanılarak iniş yapmışlardı. Balonlar arasına sarılmış şekilde veya paraşütler yardımıyla ile inişler yapıldı. Örneğin yine Mars’a gönderilen Spirit ve Opportunity araçları Mars yüzeyine balonların arasına konularak indirildiler. Mars yüzeyine inen balonlar yüzeye çarpıp yükseldiler, böylece yuvarlana yuvarlana sürtünme kuvvetinin etkisi de kullanılarak yüzeyde durup çalışmalarına başladılar. Bu araçlar hala aktif görevlerine devam etmektedir. Böylesi bir iniş Anka Kuşu için uygun değildi. Hem yapısı diğer araçlardan farklıydı, hem de üzerinde son derece hassas cihazlar ile donatılmıştı. Aracın mutlaka Mars yüzeyine yumuşak iniş yapması gerekliydi. Başka bir gezegende motorlu iniş, uzay tarihinde bir ilk olduğu için de Anka Kuşu özel bir araç oldu.
Üzerinde kamera ve kepçesi bulunan araca ait tekerlek yoktur. Yani indiği yerde kalıp araştırmasını hareket etmeden yapacaktı. Ayrıca önceden tespit edilen, yüzeyin altında su olduğu düşünülen bir bölgeye inmesi gerekiyordu. Bu anlamda hem yüzeyin altında su bulunan, hem yüzeyde kayaların olmadığı, hem de en az 200 m lik geniş bir düzlük yüzey gerekliydi. Böyle bir yüzeyin bulunmasıyla sorun bitmiyordu. Aracın bu yüzeye sapma yapmadan iniş yapması gerekiyordu. ışte zorlu yolculuğun öncesi ve sonrasında Anka Kuşu Mars yüzeyine başarılı bir şekilde inmişti üstelik tam da hedeflenen noktaya.
Mars’ta su izlerinin olduğuna dair deliller var. Mars’tan alınan fotoğrafların detaylı incelenmesi sonucunda, suyun Mars yüzeyinin altına girdiği öngörülmeye başlandı. Eğer bu su varsa milyonlarca yıl önce bile olsa mikroorganizma yaşayıp yaşamadığının izlerini Anka Kuşu arayacaktı ve aradı da.

Anka Kuşu, Mars yüzeyine indikten hemen sonra Dünya’ya bilgi akışını gerçekleştirmeye başladı. (Bu bilgilerin Dünya’ya 15 dakikada ulaştığını da belirtelim.)
İndikten sonra etrafındaki toz bulutunun güneş panellerinin üzerini örtmemesi için bekleyen araç, 3 dakika sonra güneş panellerini açarak, kendisine enerji sağlayacak sistemi devreye geçirdiğini Dünya’ya iletti. Bu da işin başka bir boyutuydu. ıniş sırasında bu sistemin zarar görmesi demek aracın sadece 3 saat çalışabileceği anlamına geliyordu ki, bunu da kimse istemezdi. Araç ilk fotoğrafını çekip Dünya’ya gönderdi.
Mars toprağını kepçesiyle 10 cm kadar açan araç, beklenildiği gibi toprağın altında buza rastladı. Alınan örneğin birkaç gün içinde tamamen erimesi bunun buz olduğuna delildi. Bundan sonraki hedef artık bu buzun ve toprağın analizi olacaktı. Eğer buz varsa bu bir zamanlar Mars’ın yüzeyinde su bulunduğuna bir işaretti ve yaşam izi görülebilirdi.
Toprak analizini tamamlayan Anka Kuşu sonuçları Dünya’ya yolladı. Bu sonuçlara göre Mars toprağında canlının yapıtaşı olan karbon elementi yoktu. Bunun yerine toprak, magnezyum, sodyum, potasyum ve klorür içeriyordu. Ama bu umudu tüketmedi çünkü bazı bakteri ve bitki türlerinin böyle bir toprakta yaşayabileceği biliniyordu. Ancak devamında gelen bilgi umutları neredeyse bitirdi. Çünkü Mars toprağında canlı yaşamını adeta imkansız hale getiren bir maddeye rastlandı: perchlorate. Bu madde havai fişeklerde, bazı patlayıcılarda kullanılmaktadır. Araç ardından Mars toprağında suya ulaştı. Suyu ısıtan araç buhar çıkışıyla bulduğunun su olduğunu ispatladı. Araç bundan sonra da boş durmadı. Silikat ve bikarbonat tabakalarını keşfetti. Bu maddeler Mars’ta bir zamanlar suyun yüzeyde bulunduğuna delil teşkil ediyordu.

Sıkı bir toz fırtınasına yakalanan araç, güneş panelleri bir süre kapalı kaldığı için enerji kaybetti. Ancak toz fırtınasının ardından tekrar görevinin başına az kalan enerjisiyle devam etti. Araç 6 aylık süre sonunda artık Dünya ile iletişimini yitirdi. Sözkonusu bölge kış mevsimine girmişti. Sayıca az da olsa, yaz mevsimi geldiğinde Anka Kuşu’nun tekrar görev başı yapacağına inanan bilim adamı var.

Ümit Fuat ÖZYAR
Fizik Öğretmeni
ufozyar@yahoo.com
Kaynak :
http://www.nasa.gov/mission_pages/phoenix/main/index.html
Sayfayı yazdır!








