Filed under: Amatör Teleskop Yapımı
Mar
01

Bir Ayna Yokmuş, Bir Ayna Varmış : Eski Bir ATM’den Yeni Bir ATY Öyküsü

Ondördüncü Seans: 6 Eylül 2007 – Yine Kulüp evimdeyim!

Sözü bilirsiniz: Tilkinin dönüp dolaşıp geri geleceği yer kürkçü dükkanıymış! İşte benim ayna yapım öyküm de bu söze benzemeye başladı galiba! 11 ay boyunca aynamın kaba ve ince aşındırmasıyla uğraşıp, bu amaçla ATMoB kulüp evinde, Dick Parker’in atölyesinde ve evimde çalıştıktan sonra, üstelik bir de binlerce kilometre tutan bir yolculukta yanıma alıp, İstanbul’daki ATM/ATY çalıstayına götürüp ve orada çalışıp geri getirdikten sonra, benim de dönüp geleceğim yer yine ATMoB kulüp eviymiş işte!

Bu aksam kulüp evine geliş amacım İstanbul’da başladığım 320 grit ile çalışmayı bitirip, ayna yapımımda bir arpa boyu daha yol alabilmek :o ). Daha önceki çalışma tempomu (kaplumbağa hızı!) göz önüne alırsam, bu gece bunu başaramamam için hiçbir neden yok aslında.

Kulüp evine vardığımda her zamanki ekip iş başındaydı: Ed, Bruce, Mike, Dave Siegrist, Dave Prowten, Phil, Al, ve birkaç arkadaş daha. Bu arkadaşların hepsi bu yılki Stellafane toplantısına katıldıkları için, beni orada görmüşler ve ilk sordukları da ‘İstanbul’daki ATM çalıştayı nasıl geçti’ olmuştu! Ben de arkadaşlarıma, ayrıntıları klubumun 13 Eylül akşamı (bir hafta sonra bugün) yapılacak olan toplantısında anlatacağımı söyleyerek; çalıştaya 50′ye yakın amatör gökbilimcinin ve öğretmenin katıldığını; katılan herkesin nasıl bir istek, şevk ve gayret ile çalıştığını ve çalıştay sonunda yaklaşık iki düzine aynanın tamamlandığını anlatmıştım. Güzel bir tesadüf eseri, çalıstayın üçüncü günü ile ATMoB’un aylık toplantısı aynı güne rastlıyordu. Türk ATM’lerinin başarılı gayretlerini kulübümdeki arkadaşlarımla bir an önce paylaşabilmek için, çalıştay salonundan klüp başkanı Virginia’ya bir email gönderip, çalıştayın ilk günü çektiğim resimlerden birkaçını paylaşmıştım. O da o akşamki toplantıda resimleri üyelerimize gösterip (bağlantıdaki dosyada 2. sayfa), çalıştay hakkında bilgi vermişti. Türk ATM’lerinin yaptıkları çalışmaları duymak ATMoB üyelerini o kadar mutlu ediyor ki, bu aksam da çalıştay maceralarımı bir daha dinlemek istediler. Ben de onları kırmayarak, hem aynamın aşındırmasına devam ettim, hem de çalıştay sırasında neler yapıldığını ballandıra ballandıra anlattım!

İstanbul’da 320 gritle çalışmaya sadece 45 dakika ayırabildiğimden, kulüp evinde 1 saat 15 dakikadan biraz daha fazlasıyla aşındırma yaptım (Ed’in her grit için tavsiye ettiği çalışma süresi olan 2 saate tamamlayabilmek için). Özellikle 220 grite geçince kaba aşındırma sırasında duymaya alışık olduğum sürtünme sesi, ince aşındırmanın her aşamasında iyice azalıp, sanki buz pistinde kayan patencilerin çıkardığı sese benziyordu. Bu ses değişmesi beni mutlu sona yaklaştırdığı için daha da heyecanlandırıp şevk veriyordu. Ama kaba aşındırma da olsa, ince aşındırma da, yaptığım hep aynı hareket ve darbeler oluyor: her biri 5 dakika süren ıslatmalardan oluşmuş 15 dakikalık MOT ve TOT seansları. Darbeler ise (ayna ve aleti birbirinin üzerinde ileri geri hareket ettirmek) pyrex diskleri birbirleri üzerinden en fazla çapın 1/4’u kadar dışarı taşırarak, sağdan sola ve soldan sağa doğru hafif W hareketiyle sürtmek. Bunu yaparken dikkat ettiğim nokta, iki diskin birbirleri üzerinde kayarken sanki bir engele çarpmış gibi duraksamadan yumuşak bir şekilde hareket etmeleri. Bu size iki yüzeyin birbirine uyumunu ve aynanın yüzeyinin küresel biçimde ya da ona ne kadar yakın olduğunu gösteriyor.

Nihayet aynamın ince aşındırmasını 30 mikron alüminyum oksit ile yapıyorum.

Nihayet aynamın ince aşındırmasını 30 mikron alüminyum oksit ile yapıyorum. Bu geceki çalışmanın göz açıp kapayıncaya dek hızla akıp geçmesinin bir nedeni aynamı büyük bir sevinçle yapmam ise, diğer nedeni de kulübün eski başkanlarından Bruce (Berger)’un Çin’de yaşadığı gökbilim öykülerini bizlere aktarmasıydı! Bruce son zamanlarda işi gereği Çin’e (özellikle Pekin) sık aralıklarla gidip gelir olmuştu. Kulüpteki arkadaşlar, 2009’daki tam güneş tutulması öncesinde Bruce için böyle bir olanak doğduğu için ona takılıp duruyorlardı. Öyle ya, son dönemlerin en uzun sürecek olan (yaklaşık 6 dakika) güneş tutulması öncesinde, bu tür gök olaylarına düşkün bir amatör gökbilimcinin işi gereği Çin’e yaptığı “iş amaçlı yolculuklarının” artması kimsenin gözünden kaçmıyordu. Bruce da muzip bir kişiliğe sahip olduğundan arkadaşları daha da merakta bırakmak için ağzından lafları kerpetenle çıkarttırıyordu :o ). Ama nedense bu gece tüm ketumluğu geride bırakmış, Çin’de edindiği amatör gökbilimci arkadaşlardan, onların gözlem şenliklerine katılmasından tutun, güneş tutulmasını nerede izleyeceğine kadar her türlü konuda durmadan konuşuyordu. Arada da artık öğrenmeye başladığı Çin’cesinden bize örnekler sunuyordu :o )!

Bu neşeli ortam içinde bir de baktım ki 1 saat 15 dakika çoktan dolmuş bile! Aynamı yıkayıp, kurulayıp ve ışığa tutup bakınca yüzeyinde göze çarpan herhangi bir sorun olmadığını görünce rahat bir nefes aldım….. ve hemen 30 mikron ile çalışmak için kolları sıvadım.

Biliyorsunuz ayna yapımı sırasında her grit değişiminde temizlik çok önemli bir etken. Özellikle dikkat etmeniz gereken, bir önceki aşındırma aşamasından tek bir grit taneciğinin bile ayna, alet, eliniz, çalışma tezgahınız, vs’ye bulaşmaması. Ben de iyi bir temizlik yapabilmek için her grit değişiminde sırasıyla şunları uyguluyorum:

• Ellerimi iyice yıkamak.
• Başka bir tezgaha temiz bir gazete kağıdı sermek.
• Önce aynamı basınçlı akan su altında bir güzel yıkamak (kulüp evimde gritin ve cam bulamacının septik sistemi tıkamasından pek yekinilmiyor, çünkü bir- kulüp evi MIT Haystack Gozlemevi’nden bedava kiralık, herhangi bir sorunda ev sahibi uğraşıyor nasılsa :o ); iki- atık su boruları çok eskiden yapıldığı için gereğinden fazla geniş ve büyük, tıkanma olasılığı çok düşük)
• Aynamı temiz gazete kağıdının üzerine koymak.
• Aletimi aynı şekilde yıkayıp temiz gazete kağıdının üzerine koymak (unutmayın alet olarak pyrex disk kullandığım için fırçalamaya vs. gerek yok)
• Su püskürttüğüm atomizeri iyice yıkamak.
• Grit serpmekte kullandığım plastik kasığı ya iyice yıkamak, ya da atıp yenisini almak, ama yine de önce bir yıkamak.
• Çalıştığım tezgahı ıslatıp kağıt havluyla iyice temizleyip üzerine temiz gazete kağıdı sermek.
• Aynamı ve aletimi taşıdığım plastik kapların içini, dışını ve kapaklarını iyice yıkamak; içlerine her ihtimale karşı korumak için temiz kağıt havlu sermek.
• Kulubün toplantı odasına giderek üstümü başımı iyice silkelemek!
• En son olarak ayna ve aletimi tezgahın üzerindeki gazetenin üstüne yerleştirip yeni gritle çalışmaya başlamak.

Bütün bu önlemler sayesinde aynamın üzerinde şimdiye dek hiçbir sorun oluşmadı (aman nazar değmesin, tahtaya vurun :o ). Bu gece kulüp evimde geri kalan zamanımı bir sonraki grit olan 30 mikron ile aşındırmakla geçirdim. Saat 10’a gelip Ed çalışan herkese ‘bu gecelik bu kadar, kapatıyoruz’ dediğinde, bir saatlik ilk dilimi tamamlamış durumdaydım. Bakalım bir sonraki seansı ne zaman ve nerede yapabileceğim?

Ayna yapımı aslında çok zor olmayan ve uzun sürmesi gerekmeyen bir uğraş. Ama işin içine ben girince bir ömre bedel oluyor :o )!!!

Aynamın şu andaki odak uzaklığı ~ 30 inç (76.2 cm)
Aynamın şu andaki odak oranı ~ f/5

Onbeşinci Seans: 5 Ocak 2008 – İnce Aşındırmada Sona Yaklaşıyorum!

İnanamıyorum! Zaman ne kadar da hızlı akıp geçiyor! Gecen yıl Dick’in evine gidip ayna yapım atölyesine ilk katıldığımdan bu yana neredeyse tamı tamına bir yıl geçmiş! Bu bir yıllık süre zarfında, ATM Türk üyesi arkadaşlardan kaç tanesi ayna ve teleskoplarını tamamladılar, gözlem yapmaya ya da fotoğraf çekmeye başladılar; hatta geçen Temmuz ayındaki Türkiye’nin ilk ATM/ATY Çalıştay’ında birçok arkadaş ilk kez ellerini cam tozuna bulayıp aynalarını tamamladılar; bu ivmeyle grubumuza üye olanların bir kısmı da ayna yapmaya ve ilerlemeye başladılar. Ama ben daha 30 mikron ile ince aşındırma yapmakla uğraşıyorum. Bu resimde bir sorun var, ama nerede, bir turlu bulamıyorum :o )!!!

İste yine Dick’in evine vardım! Bu yıl aynamı tamamlamaya daha bir kararlı olduğum için (!) bizim evle onun evi arasındaki 155 kilometrelik yolu Massachusetts Eyalet Polisi’nin (Türkiye’deki Jandarma benzeri) otoyolda kurduğu tuzaklara rağmen (kuytu bir köşeye saklanıp, radarla önünden saatte 65 millik ~ 100 km’lik hız sınırını aşarak geçen araçların peşine düşmeleri) 1.5 saatte aşarak, pardon uçarak kattettim! Umarım Eyalet Polisi Türkçe bilmiyor ve bu yazıyı okumuyordur, yoksa halim harap :o ).

Bu yıl Dick’in ATM atölyesinin ilk gününe katılıyorum. Gördüğünüz gibi aynamı bitirmeye sahiden kararlıyım! Tabi başka bir amacım da, işin başında herkes kaba aşındırma yaparken biraz da ben ‘sanki çok hızlı ilerlemişim gibi’ 30 mikronla ince aşındırma yapıp motive olmak :o ). Doğrusu İstanbul’daki çalıştayda herkes çalışıp aynasını tamamlarken ben çatlamıştım :o )! (özellikle Ethem bey aynasını 5 günde bitirince!!!!!)

Evine varıp, atölyenin yapıldığı bodrum katına indiğimde, Dick aynen İstanbul’da yaptığı gibi tüm katılımcıları etrafına toplamış, ayna yapımının nasıl olduğunu anlatıyor ve örnek bir aynayı alet üzerinde ileri geri oynatarak kaba aşındırmayı açıklıyordu. Beni görünce ‘Hah işte’, dedi, ‘Beraber İstanbul’a gidip çalıştay düzenlediğimiz Haldun da geldi’. Ben de böylece herkesle tanıştım. Gecen yıldan ayna yapımına devam eden bazı arkadaşlar var: New York’lu Fran(cis) bu yıl kızını da getirmiş, o da ayna yapacak; kulübümün üyesi Fran(cis) Cassegrain aynasını tamamlamış, ikincil aynasını yapacak; 12.5 inçlik aynasını yapmaya devam eden Bill, ve gecen yıldan tanıdığım bir iki arkadaş daha. Diğerleri hep yeni katılımcılar ve 4/5 tane küçük yasta (14’un altında) ATM var.

Katılımcılardan biri babasının bundan 40 yıl önce yapımına başladığı ve cilalama aşamasında yarim kalmış 6 inçlik aynasını getirmişti!!! Galiba babasının ömrü bitirmeye vefa etmemiş, aynayı oğluna miras bırakmış! Simdi o da 10 yaşındaki kızıyla hem onu bitirecek, hem de yeni bir 6 inçlik ayna/teleskop yapacaklar. Yanımdaki tezgahta çalıştıkları için, hep “Bak kızım, işte büyükbabanın üzerinde çalıştığı ayna bu” deyip gösterirken izledim o arkadaşı! Ve tabi ki içimden de geçirmedim değil: ‘Umarım benim aynam da başkasına miras kalmaz diye’ :o )!!!

Dick, gecen yılın aksine artık çevremde cilalama yapan diğer ATM’lere fazla zarar vermeyeceğime kanaat getirerek, bu kez cilalama bölümünde ince aşındırma yapabileceğimi söyledi. Ben de orada boş bir tezgah bularak, temiz gazete kağıdı serdim ve çalışmaya başladım. 30 mikronla bir saatlik sürem kalmıştı. Yine her biri 5’er dakikalık ıslatmalar yaparak, dönüşümlü olarak MOT ve TOT çalıştım ve sonuçta 2×15 dakika MOT ile 2×15 dakika TOT yaparak, 30 mikron aşamasını basarıyla bitirdim! Çevremdeki arkadaşlara, bu aşamayı bitirdiğimi söyleyince alkışladılar!

Sıra bir sonraki grit olan 12 mikrona geldi. Bir önceki seansı anlatırken açıkladığım temizlik aşamalarını yineleyerek, 12 mikronla çalışmaya hazırlandım. Kulüp evimden farklı olarak, Dick atölyesinde herkesin kendisine ait bir kova olmasını ve ayna ile aletinizi o kovadaki suyla yıkayıp temizlemenizi; işiniz bitince suyu lavaboya değil, İstanbul’daki çalıştayda kullanılan gibi büyük bir bidona dökmenizi istiyor. Herkes te temizlik yaparken bu kurala uyuyor.

Atölyede gecen yıldan tanıdığım arkadaşlarla hasret giderip, yeni tanıştıklarımla da hoşbeş edip fotoğraf çektiğimden dolayı, orada kaldığım 3.5 saatin tamamında aynamla çalışmadım doğal olarak. Ama en azından 12 mikron’la aşındırmanın ilk yarim saatini tamamladım! Her zamanki gibi, her biri 5’er dakikalık üçer ıslatma yaparak, dönüşümlü 15 dakika MOT ve 15 dakika TOT çalıştım.

Atölye bitiminde Dick ile biraz hoşbeş edip İstanbul’daki zevkli çalışma ortamını andıktan sonra eve dönmek üzere yola çıktım. Aynamda mutlu sona doğru bir adım daha yaklaştığımı hissediyorum :o )!

Aynamın şu andaki odak uzaklığı ~ 30 inç (76.2 cm)
Aynamın şu andaki odak oranı ~ f/5

Onaltıncı Seans: 26 Ocak 2008 – 12 Mikronla (800 Grit) İnce Aşındırmayı Tamamladım!

Gördüğünüz gibi bu yıl öncekine göre daha kararlıyım: bu ayna bu yıl sona ermeden ya bitecek, ya bitecek!!! Aksi düşünülemez bile!

İste iki hafta aradan sonra yeniden Dick’in evindeyim. Bugün, bu yılki atölyesinin dördüncü seansı. Birçok katılımcı bu yıl buradaki grip salgınından dolayı hastalanmış, o yüzden gelen sayısı azdı.

Ayna yapımında galiba bana hırs geldi ve bugün 1.5 saat aşındırma yaparak 12 mikron ile işimi bitirdim! Aşındırmanın ayrıntıları şu şekilde:

• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma MOT
• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma TOT
• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma MOT
• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma TOT
• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma MOT
• Her biri 5 dakikalık 3 aşındırma TOT
• 2.5 dakika kadar tezgah çevresinde iki yürüme (walk) yaparak MOT

Böylece nihayet ince aşındırmanın son aşaması olan 5 mikrona (1200 grit) hazır hale geldim. Hedefim bunu da kulüp evimde ya da evde tamamlayıp, Dick’in atölyesine bir daha gittiğimde cilalama lapımı hazırlamak. Aynamın yüzeyi yine son derece düzgün ve pürüzsüz. Aman nazar değmesin :o ).

Gecen yılki Stellafane’de tarihi bir teleskobu tamir ederek Dick ile birlikte özel ödül kazanan Allen (Hall) ile konuşurken, neredeyse 18 ay uğraştıktan sonra ince aşındırmayı bitirmeme ramak kaldığını ve yakında cilalamaya geçmeyi umduğumu söyleyince, ‘Tabi ki’ dedi, ‘Zaten hepimiz bitirmek amacıyla aynalarımızı yapmaya başlıyoruz. Ne kadar sürdüğü önemli değil. Senin de aynanı bitirip istediğin teleskopu yapacağına eminim’. Herhalde gözümdeki sevinç pırıltısını görmüştür!

Dick’in atolyesinde aynamin ince asindirmasina 12 mikron aluminyum oksit ile devam ettim.

Dick’in atölyesinde aynamın ince aşındırmasına 12 mikron alüminyum oksit ile devam ettim. Zamanımın geri kalanını ise arkadaşları izleyerek ve konuşarak değerlendirdim. İşte atölye hakkında birkaç anekdot:

Dick’in arkadaşı ve aslen Louisiana’li olan Julian isimli ATM 8 inçlik Cassegrain aynasını biçimlendirirken 3 inç çapında çap-altı (sub-diameter) alet kullanıyor. Oldukça kötü TDE sorunu var. İlk seanstan beridir düzeltmek için ter döküyor!

Kulübüm ATMoB’un da bir üyesi olan Fran, aynasını cilalayıp biçimlendirirken lateks eldiven giyiyor! Seryum alerji yapıyormuş! Bu hafta ikincil aynasını cilalıyordu; 3 inç çapındaki aynayı/aleti sadece iki parmağıyla iterek çalışıyordu ve her bir darbenin dışarı taşması sadece 2mm idi!

12.5 inç çaplı aynayı yapan Bill’in öyküsü hüzünlü: gecen yıldan beri aşındırmakla uğraştığı ayna 2 yıl önce kanserden kaybettiği arkadaşına aitmiş; kendisine miras bırakmış. O da daha önce hiç bu hobiyle uğraşmamasına karşın, arkadaşının anısına saygıdan şimdi o aynayı tamamlamaya çalışıyormuş.

New York eyaletinin başkenti olan Albany’den (Dick’in evinden neredeyse 250 km uzakta!) gelen John isimli arkadaş 12.5 inç çapındaki aynasının kaba aşındırmasını hızlandırmak için üzerine halter ağırlıkları koyuyor! O da benim gibi evinde çalışma ortamı ve gereken zamanı yaratamamaktan yakınıyordu. Biz ATM’ler işte böyle birbirimize benzeriz :o ).

Bu yıl atölyede ilk kez yer alan ve Dick’in kendi yaptığı Hindle küresel ayna optik test düzeneği Cassegrain türü teleskopların ikincil aynalarını test etmekte kullanılıyor. Bu düzenekte yine autocollimation’da olduğu gibi merkezi delik bir ayna var, ancak Cassegrain ikincil aynasından dışa yayılarak yansıyan ışın demetini paralel hale getirmek için yüzeyi küresel biçimli. Ayrıntılarını ve nasıl çalıştığını Dick’in sitesinde su sayfada okuyabilirsiniz:

http://www.mtbparker.com/MirrorWorkshop/hindleSphereBench.html

Bugünkü seans bitip katılımcılar ayrıldıktan sonra Dick ile birlikte Temmuz ayındaki çalıştay hakkında verdiğimiz sunumları aramızda değiş-tokuş yaptık ve Stellafane’de bu yıl vereceğimiz Türkiye ziyaretimiz hakkındaki konuşmanın ana hatları üzerinde konuştuk. Dick Stellafane organizasyon kuruluna şimdiden yazıp konuşmamız hakkında ön bilgi verdi. 1 Ağustos Cuma gecesi mi yoksa 2 Ağustos Cumartesi öğleden sonra mı konuşacağımıza onlar karar verecek.

Aşamaları teker teker tamamladıkça, içimdeki huzur ve sevk daha da artıyor ve aynamı bitireceğime olan inancım daha da pekişiyor. Bakalım bu yıl ne gibi sürprizler getirecek?

Aynamın şu andaki odak uzaklığı ~ 30 inç (76.2 cm)
Aynamın şu andaki odak oranı ~ f/5

Haldun I. Menali
Amatör Gökbilimci, Yatırım Bankası Yöneticisi
Boston, MA, ABD
hmenali@yahoo.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Sayfayı yazdır! Sayfayı yazdır!
yukarı